|
Oltu otu: (Pyrethrum / Pyrèthre / Pyrethrum / Pyrethrum
roseum / Chrysanthemum coccineum / Pireotu / Tanacetum coccineum)
Nisan-haziran ayları arasında pembemsi renkte çiçekler açan, 20-70
cm boylarında çok yıllık, tüylü ve otsu bir bitki. Dilsi çiçekler 20-30 kadar
olup pembe renklidir. Kuvvetli kokuludur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzeydoğu Anadolu.
Kullanildigi yerler: Çiçek durumundayken toplanır, kurutulur ve toz
edilir. İçerisinde uçucu yağ ve böcek öldürücü bileşikler (piretrin) bulunur.
Böcek öldürücü olarak kullanılır. Pireotu yada toz hali Oltu tozu olarak da
bilinir.
Öd ağacı: (Aloe / Aloès / Aloe / Aquilaria agollocha / Eagle wood / Calambac)
Kurak bölgelerde yetişen, çok yıllık, yaprakları dikenli, bal
özsulu (sukulent) bitkiler. Öd ağacı, sarı sabır olarak da bilinir. Daha çok
Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa’da yayılış gösterir. Buna karşılık
ılıman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Memleketimizin Güneybatı kesiminde de Romalılar döneminde kültürden kalmış,
yabanileşmiş A. vara türü yetişmektedir. Bitkinin yaprakları birer rozet
görünümünde, topraktan yayvan bir şekille çıkarak yukarı doğru bükülürler.
Çiçek durumu dik ve sık bir salkımdır. Çiçekleri sarı veya kırmızıdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Güneybatı Anadolu (Demce).
Kullanıldığı yerler: Bitkinin yapraklarından çıkarılan usare (özsu)
nin, güneşte veya ısıtılarak yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bakiye, siyah
parlak kütleler hâlinde kalır. Bu madde sarı sabır adını alır. Antrasen
türevleri taşır. Kalın barsaklara etkili bir müshildir. Öd ağacı sıvısı,
pigment ve haşerat ilâçları yapımında kullanılır. Sarı sabır, balı bozar.
Memleketimizde süs bitkisi olarak çok yetiştirilmektedir. Ayrıca ağacın odunu
ve kabuğu yakılınca hoş bir koku verir. Tütsü olarak kullanilir.
Okaliptüs: (Eucalyptusbaum / Heberbaum / Eucalyptus /
Ökaliptüs
/ Sıtma
ağacı)
Haziran-temmuz ayları arasında, mor renkli çiçekler açan büyük
ağaçlardır. Yaprak şekli bitkinin yaşına göre değişir. Gençlerde sapsız, oval,
açık yeşil; yaslılarda ise uzunca saplı, orak seklinde, derimsi ve koyu
yeşildir. Çiçekler morumsu kırmızı renkte olup, her bir yaprağın koltuğunda
birkaçı bir arada bulunur. Meyve küçük ve çok miktarda tohum taşıyan oval
şekilli bir kapsüldür. Ana vatani Avustralya olan bu ağaç, halk arasında sıtma
ve kinin ağacı olarak da tanınır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz ve Güney Anadolu.Avustralya’da olan
gelişme alanı kısa bir zamanda çok genişlemiştir. Bir okaliptus ağacının yılda
ortalama 250 ton suyu alıp havaya verdiği tecrübelerle anlaşılmıştır. 1938’den
beri, yurdumuzun güney bataklıklarında da yetiştirilmesine büyük önem verildi
ve kısa zamanda çok ümit verici neticeler alindi.Bölgede, sıtma hastalığının
yayılmasında önemli rol oynayan sivrisineğin nesli kesildi.
Kullanıldığı yerler: Tâze yapraklarının su
buharı ile distillenmesi sûretiyle elde edilen okaliptüs, muhtelif cila,
kafuru, çam sakızı ve zamk, yine bir nevi vernik olan kokulu reçine îmâlinde
kullanılmaktadır. Halk hekimliğinde, özellikle solunum yolu hastaliklarinda
tercih edilir. Öksürüğü keser, boğaz ve burun iltihaplarını giderir. İdrar
yollarını temizler. Hâricen deri üzerine sürülmek sûretiyle antiseptik olarak
da kullanilir. Okaliptüs yaprakları doğrudan doğruya kaynatılarak Kullanildigi
gibi, yağının tıpta da pek çok faydaları vardır. İlâç olarak veya kaynatma ile
buğu, koku hâlinde de kullanılır. Yapraklar nefes darlığı, kabız, balgam
söktürücü olarak, haşere sokmalarına, her nevî ateşlenmeye, nezle, nevralji,
bronşit, romatizma, şeker, üremi gibi hastalıklarda, yağ veya ekşitilerek
sirke, toz sabun, pudra ve mâcun şeklinde kullanilir. Ayrica okaliptüs kabuklarından,
kilo reçinesi adi verilen ve içinde bol miktarda tanen bulunan bir madde, kuru
dasitim yoluyla elde edilmektedir. Yine okaliptüs odununun kuru damıtımıyla
elde edilen diğer ürünler; 100 kilo odundan; 25-27 kilo kömür, 7 kilo asit
asetik, 2 kilo alkol metilen, 3 kilo katran elde edilebilir.
Ökse otu: (Weisse Mistel / Gui / Mistletoe / Burç / Çekem / Viscum)
Mart-nisan ayları arasında, dalların ucunda sarımsı-yeşil renkli
çiçekler açan, 20-100 cm boylarında, kışın yapraklarını dökmeyen, çalı tipinde,
iki evcikle, yari parazit bitkiler. Halk arasında burç, çeti, çekem, gökçe,
göbelek, yalınkaya gibi isimlerle bilinir. Ökseotu, havstoryum adı verilen
emeçleriyle, kendini odunlu bitkilerin Dalları üzerine tespit ederek yasar.
Memleketimizde çok değişik ağaçlar (çam, köknar, söğüt, kavak, armut, elma,
kayısı gibi meyve ağaçları) üzerinde yetişir. Bitkinin Dalları ve yaprakları
karşılıklıdır. Yapraklar sarımsı yeşil renkte, sapsız ve derimsidir. Meyveleri
8-10 cm çapında, küre seklinde toparlak ve beyaz, iç kısmi yapışkanlı olup,
yaprakların veya dalların arasında sapsız olarak birkaçı bir arada bulunur.
Ökseotu, ardıç kuşları ile daldan dala ve ağaçtan ağaca taşınır. Bu kuşlar,
meyvenin yapışkan kısmını severek yerler ve bu esnâda gagalarına yapışan kısmi
temizlemek için, gagalarını dallara sürterler ve böylece tohumlarını bu
kısımlara bulaştırırlar. Tohumlar burada çimlenir ve gelişirler. Ayrıca
kuşların dışkıları vâsıtasıyla dışarı atılan tohumların dallar üzerinde
tutunarak çimlenmesiyle gelişirler. Bitki zehirlidir.
Kullanıldığı yerler: Bitki rezin, saponinler, alkaloitler taşır.
Meyve ve yapraklı dallar kabız, idrar arttırıcı, tansiyon düşürücü ve
kusturucudur. Meyveleri ezilerek, çıbanlar üzerine konulup, cerahatin dışarı
çıkmasını sağlar. Romatizma ağrılarına karşı da kullanılır. Zehirli olduğu
için az miktarda kullanılmalıdır
Öküzgözü: (Dagkestanesi / arnica /
Arnique)
Bileşikgiller familyasından, çayır ve ormanlarda yetişen, papatyayı
andıran çok yıllık bir bitkidir. Kömeçleri turuncu ve sarıdır. Çiçekleri
kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Kusturucudur. Sinir sistemini çok şiddetli
şekilde uyarır. Haricen Kullanıldığı takdirde romatizma ağrılarını dindirir.
Yaraları iyileştirir. Fazla kullanılmamalıdır
|